CHP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CHP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Kasım 2011 Çarşamba

Dersimiz Dersim,Tarihimizle Yüzleşelim!




Dersim tartışması durup dururken CHP'li bir milletvekili tarafından açıldı.AKP ise doğal olarak bunu CHP'yi ve Atatürk'ü suçlamak için fırsat olarak bildi.Bu gündemin üstüne balıklama atladı.

Yandaki fotoğrafta gördüğünüz kişi; isyanın elebaşısı,o zamanın teröristi,idam edilen Seyit Rıza...

Ben Dersim olayı ile ilgili birçok kitap okudum,Dersim'i iyi çalıştım.

1935 yılında Tunceli vilayeti kuruldu.O vilayetin ve bölgenin eski ismi Dersim'di.

''1936 yılının ilk aylarından başlayarak Tunceli ilinde reform uygulamalarına ve yoğun inşaat çalışmalarına girişildi.Bir yandan yollar açılmaya,köprüler yapılmaya,okullar,karakollar inşa edilmeye;diğer yandan da vilayet idare ve adliye teşkilatında reform yapılmaya başlandı.Kısacası,yeni adı Tunceli olan Dersim yöresi halkını kalkındırmak için uğraşılıyordu.Bu kalkınma atılımı seyyid,ağa,bey takımının hiç hoşuna gitmedi.Onlar üretmeden tüketmeye,hırsızlık ve soygunlarla yaşamaya,cahil halkı sömürmeye alışmışlardı.İlkel düzenlerinin bozulacağını anladılar ve kalkınma çalışmalarına karşı önce pasif direnişe geçtiler.''(Bilal N. Şimşir-Kürtçülük II-s:395-396-397)

Daha sonra köprü yıktılar,telefon kellerini kestiler,jandarma birliğine pusu kurdular.Karakolları,Jandarma bölüklerini bastılar.

En sonunda hükümete ültimatom göndererek Dersim'de jandarma bulundurulmaması,yeni köprüler inşa edilmemesi,bölgede yeni bir idari gücün kurulmamaması,silahların ellerinden alınmaması ve vergilerini hükümetle yapacakları müzakerelerde elde edilecek sonuçlara göre ödenmesine izin verilmesini istediler.


Dönemin Apo'su Seyit Rıza ve aşireti şimdiki PKK gibi bölgenin kalkınmasını,gelişmesini,ilerlemesini istemiyordu.Devlet otoritesini tanımıyor,askere gitmek,vergi vermek istemiyordu.Osmanlı'dan kalan ayrıcalıklı,özerk konumlarını korumak istiyorlardı,sorunun asıl kaynağı buydu.


Seyit Rıza,İngiltere Dışişleri Bakanlığına mektup yazarak yardım istemiştir.Mektubun sonunda da Seyit Rıza-Dersim Başkomutanı yazmıştır.Bu bile Seyit Rıza'nın ihanetini ortaya koymaya yeter.


Atatürk'ü suçlamak yetmedi,şimdi Dersim Harekatına katılan manevi kızı,Türkiye'nin ilk kadın pilotu Sabiha Gökçen'i suçluyorlar.Sabiha Gökcen'e katil diyorlar,onun adının havaalanından silinmesini istiyorlar.Dünyada bir harekata katılan uçak pilotunu katillikle suçlayan tek ülkeyiz herhalde!Atatürk harekat sırasında uçağın düşürülmesinden çok korkmuştur ve Sabiha Gökcen'e kendini koruması için kendi silahını vermiştir.Sabiha Gökçen anılarında keçileri bile bombaladıklarını itiraf etti diyorlar bi de...Sabiha Gökçen'in Oktay Verel tarafından kaleme alınan anılarını okudum,orada Dersim harekatını pek fazla ayrıntıya girmeden anlatır Sabiha Gökçen ama kitapta böyle bir ifade yok.(Atatürk'le Bir Ömür-Sabiha Gökçen)


CHP yavaş yavaş bir redd-i miras anlayışına doğru gidiyor.Mustafa Muğlalı'nın isminin kışladan kaldırılmasını istedi Kılıçdaroğlu,kaldırıldı.Şeriatçılar ve Kürtçüler çok memnun oldu!Mustafa Muğlalı olayını daha önce anlatmıştım.http://bihaberport.blogcu.com/mustafa-muglali-olayi-ve-kilicdaroglu/8781816 Şimdi de Atatürk'ü ve CHP'yi karalayan Dersim tartışması CHP'li olmadığını söyleyen CHP milletvekili tarafından üstelik Atatürk'ün öldüğü 10 Kasım'da Fettullahçı Zaman Gazetesi'nde çıkan röportajla açıldı!Bu milletvekiline sadece kuru bir uyarı yapılırken bu milletvekilini eleştirenlere disiplin yolu açıldı!Yeni CHP ile söylenecek çok sözüm var ama bu yazının konusu değil.


Dersim'izi iyi çalışalım,tarihimizle yüzleşelim! ama tarihle yüzleşme safsatası altında Atatürk'ü,Cumhuriyet'i tarihi ters yüz ederek karalamayalım.


Bu konu ile ilgili tavsiye kitaplar:
Atatürk'le Bir Ömür-Sabiha Gökcen
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu-Saygı Öztürk
Kürt İsyanları-İsmet Bozdağ
Kürtçülük II-Bilal N. Şimşir

Arda GİRGİN

5 Ağustos 2011 Cuma

Cumhuriyet Halk Fıkrası








Seçimden önce yazmayayım,eleştirmeyeyim,
yıpratmayayım,AKP'nin ekmeğine yağ sürmeyeyim dedim.Seçimden sonra Twitter'da birkaç şey yazdım,CHP'lilerce CHP düşmanı ilan edildim.Oysa Baykal'ın başında olduğu Atatürk'ün CHP'sine 2007 ve 2009 seçimlerinde gözü kapalı oy vermiş biriydim.

CHP'de Baykal sonrası ciddi bir çizgi değişimi var,Baykal'ın Atatürk milliyetçisi çizgisini terk etmiş,BDP'ye yakınlaşmış durumda CHP,genel af diyor,özerklik diyor,kan kanla temizlenmez,terör silahla çözülmez diyor,Anayasadan Türk kelimesi çıkarılsın diyor,Mustafa Muğlalı'nın ismi kışladan silinsin diyor,BDP ağzı ile konuşuluyor.


Denizciler gitti,Sav'cılar gitti Sezgin'ler geldi, Mustafa Kemal'ciler gitti Gandi Kemal'ciler geldi,budur Yeni CHP'nin özeti.

Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor CHP'de,rotası belli olmayan bir gemi gibi acemi bir kaptanın dümeninde savrula savrula gidiyor CHP.CHP ile uzaktan yakından ilgisi olmayan DSP'liler,Mümtaz Soysal'ın seçime bile giremeyen BCP'sinden insanlar,yetmez ama evetçiler,2.Cumhuriyetçiler,Sorosçular,Kürtçüler,Fettullahçılar paraşütle getirilip milletvekili yapılırken parti için gecesini gündüzüne katan 40 yıllık CHP'liler aday bile gösterilmedi.


Bu sonradan CHP'lilerden Binnaz,ben Türkiye'de şeriat tehlikesi olduğuna inanmıyorum dedi sırıta sırıta,CHP'nin laik seçmenin hassasiyetlerini hiçe sayarak!Ondan sonra tam seçim arifesinde Zincirlikuyu Mezarlığındaki ''Her canlı ölümü tadacaktır'' ayeti sinir bozucu diyerek bu defa dindar seçmeni karşısına aldı,CHP'yi din düşmanı gibi gören,gösterenlere malzeme verdi.
Sonradan CHP'li bir başka PM üyesi Enver,''Ne Mutlu Türküm Diyene'' söylemi otoriter bir anlayış ve talihsizlik dedi.andımız kalkmalı yerine Hrant Dink'in eşinin mektubu okunmalı gibi saçma sapan,CHP tabanına ters gelen şeyler söyledi,bir başka Yeni CHP'li PM üyesi Fettullah Gülen kanaat önderidir,ona karşı çıkan komünisttir dedi! Yeni CHP'den bu sözlerin hiçbirine tepki gelmedi.Habur'dan gelenlerin avukatı,PKK yandaşı Sezgin Tanrıkulu genel başkan yardımcısı ve milletvekili yapıldı.Sonunda seçime gidildi ve Baykal gelsin CHP tek başına iktidar olur diyenler duvara tosladı,fena çuvalladı.Demek ki işine geldiğinizde biz Mustafa Kemal'in CHP'siyiz,işinize gelmediğinde biz yeni CHP'yiz demekle,bir Gandi,bir Ecevit olmakla,içi boş Devrimci Kemal söylemiyle olmuyor bu iş!


Seçimden sonra tutuklu iki milletvekiliye sahip çıkmak adına yemin etmeme kararı aldı CHP,bana göre yanlıştı bu karar,BDP,Sezgin Tanrıkulu çizgisiydi bu,CHP mecliste yemin edip iki milletvekili için mecliste mücadele etmeliydi.Bir karar alındıysa da arkasında durulmalıydı.Başbakan tükürdüklerini yalayacaklar lafından çok geçmeden tükürdüğünü yaladı yeni CHP! İsa Gök gibi sözünün eri,onurlu milletvekili hariç tam kadro yemin etti.Başbakan da CHP diklendi ama dik duramadı diyerek şu Nasrettin Hoca fıkrasıyla alay etti CHP ile haklı olarak:'Kahvede bir masa sohbetinde yeni yemekler bulma fikri ortaya atıldı. Hoca bunu sonuna kadar dikkatlice dinledi ve gayri ihtiyari:- “Ben de bir defa kar ile ekmek yemeğini hazırlamıştım, ama o benim bile hoşuma gitmedi”.


CHP'nin Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında yaşadığı diğer fıkra gibi olayları da ben yazayım(Yürüyen merdivene ters binme,30 Ağustos'ta ve benzeri seremonilerde yaşanan ayağa kalkıp kalkmama tereddüdü,yaz tatilinde askerlik gibi komedilere girmeyeceğim):


1-Kemal Kılıçdaroğlu,referandumda halkı hayır oyu vermeye davet ederken kendisi oy kullanamadı.Böylece söylemleri ile benzeştiği BDP'nin boykot çizgisine gelmiş oldu.İnternette BDP, bilseydik ittifak yapardık açıklaması yaptı diye geyikler döndü.

2-Seçimden önce 29 ilde ön seçim kararı aldılar,Denizli'ye ikinci sıraya kontenjan koydular,bu kontenjanı kullanmadılar,YSK bu kontenjanın kullanılması gerektiğini açıklayıp uyarınca unuttukları(belki de cemaatten korktular) İlhan Cihaner'i aday göstermek geldi akıllarına birden,seçmen baskısıyla!

3-Genelbaşkan yardımcısı Sezgin Tanrıkulu,terör olaylarından sonra açıklama yaptı,partisi arkasında duramadı.Kemal Kılıçdaroğlu,''Herhalde internet ortamındaki kendi trafikleri içinde bir yoğunluk ya da aksaklık oldu. Bizim tavrımız yok'' gibi saçma sapan bir açıklama yaptı.

4-CHP Ankara il başkanı sabah istifa etti,istifası kabul edildi,öğleden sonra yeniden atandı.

Bunların hepsinin fıkradan farkı yok,daha nice fıkralık olay var yeni CHP'de, benim aklımda kalanlar bunlar sadece...Mustafa Kemal'in Cumhuriyet Halk Fıkrası,Gandi Kemal'in Cumhuriyet Halk Fıkrası oldu.

BDP özerklik ilan ediyor,kriz geliyor,yeni anayasa tartışmaları,şike operasyonu var,bir günde bir düzineden fazla şehit verdik,bay Kemal tatildeydi,tepki duymadık hiç kendisinden! Seçim meydanlarında ben hesap uzmanıyım diye caka satıyordu,Hesap Uzmanları Kurulu kaldırılıyor,ses yok,tepki yok beyefendiden,tükürdüğünü yaladı,yemin etti ya,iyi tatiller,aman tatilinizi bozmayın,iyice dinlenmeyi hakettiniz!Can Ataklı'nın yazdığı gibi yaz uykusuna yatıp, tükürdüklerinizi hazmetmeye mi çalışıyorsunuz?
Arda GİRGİN
http://bihaberport.blogcu.com/mustafa-muglali-olayi-ve-kilicdaroglu/8781816
http://bihaberport.blogcu.com/sav-in-onder-inizi-gitsin-sav-unmayin/9114825

3 Şubat 2009 Salı

One Minute Mon cher!

One Minute Mon cher!

One Minute Mon cher!

CHP Bursa milletvekili,emekli büyükelçi Onur Öymen sormuş:Askerlerimizin başına çuval geçirirken neredeydiniz?

Çuvalın intikamı Kurtlar Vadisi Irak filminde alındı ya,başbakan, eşi ve kabine üyeleriyle o filme gitti ya yeter,gerçekte hesabın sorulmasına ne gerek var,mon cher Onur Bey de çok şey bekliyor canım!

Askerlerimizin başına çuval geçirildiğinde one minute Bush,yok sana üs demedi.Amerika yanlısı bazı emekli büyükelçilere mon cher demedi.
Kedi bile vermem diyen Talabani'ye benden yaşlısın,sesin benden gür çıkıyor demedi, biz desteklediğin itleri teslim almaya geliyoruz,sen de Barzani de PKK'yı desteklemenin sorumluluğuna katlanırsınız,hesabını sorarız diyemedi.
Kıbırs'ta Annan planı önüne konulduğunda BM'ye,AB'ye,Rum'a Yunan'a, Annan'ızı da alın gidin diyemedi.Fransa,soykırımı tanıdığında benim için Fransa bitmiştir,bir daha da gelmem ha diyemedi.
Hamas için gösterdiği duruşun yarısını Türkiye için gösterseydi benim gözümde büyük bir lider olurdu.

Dandik,uyduruk,tiyatral gösterilerle iç kamuoyuna yönelik şov yapıyor,dış politikayı iç politikaya alet etme sevdasından vazgeçmiyor.Bizim sahte kahramanlara ihtiyacımız yok,tarihimizde birçok gerçek kahraman var.Diplomatik başarı Lozan'daki gibi gerektiğinde masadan kalkıp gerektiğinde masaya tekrar oturup,tam bağımsız Türkiye'yi yedi düvele kabul ettirmektir.Davos'ta elde ettiğimiz kazanç ise koca bir sıfırdır,kaybettiğimiz şeyler ise tartışılmalıdır,tarih gösterecektir.

Arda Girgin