20 Temmuz 2011 Çarşamba

Kıbrıs Barış Harekatı ve Kaddafi



Ne zamandır rüzgara karşı duran, aykırı bir Kaddafi yazısı yazmak istiyordum,kısmet bugüneymiş.Bu yazının Kıbrıs Barış Harekatının 37. yıldönümüne denk gelmesi iyi oldu.Kaddafi ile Kıbrıs'ın ne ilgisi var diyeceksiniz,anlatayım:




1974 Kıbrıs barış harekatında sözüm ona din kardeşimiz olan,halkı din imanla uyutup,halka dini baskı uygulayıp,dini imanı para olan,emperyalistlerle kolkola olan ülkelerin hiçbiri bize yardım etmezken bize tek el uzatan Albay Kaddafi ve onun Libyası olmuş.4 uçak dolusu silah ve malzeme Türkiye'ye gönderilmiş.Silahların parasını ödemek ve yeni silah almak istediğimizde de sizden para almayız,depolarda ne kadar silah,malzeme varsa hemen gönderelim demiş.Evet Kaddafi Türkiye'ye zor gününde yardım ettiği gibi verdiği verdiği silahların parasını almayı dahi kabul etmemişti.Bu konuda ayrıntılı bilgi için Tufan Türenç'in bir Kaddafi anısı yazısını okumalısınız.http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/17115996_p.asp

Kaddafi'den insan hakları madalyası alan başbakan,önce Nato'nun Libya'da ne işi var dedi,sonra Nato Libya'ya girerse Libya'nın Libyalılara ait olduğunu tescil için gitmelidir dedi(Sanki Libyanın Ugandalılara ait olduğu iddia ediliyordu) En son Nato'nun Libya'ya girmesinde Türkiye öncü olmuştur diyerek,stratejik dış politikamızın ne kadar tutarlı olduğunu dünyaya ilan etti!

Diplomatik ilişkiyi tamamen kestik şu anda Libya ile,zor günümüzde yanımızda olan Kaddafi'yi Libya'nın zor gününde sattık.Kaddafi delidir,eli kanlı bir diktatördür,o ayrı bir mesele,şu anda emperyalizme karşı tek başına kahramanca mücadele ediyor.



Kıbrıs Barış Harekatının 37. yıldönümü bugün,bütün imkansızlıklara rağmen o harekatı yapan,Türkiyeye toprak katan Ecevit hükümetine,şehitlerimize,gazilerimize,Fazıl Küçük'e,Rauf Denktaş'a şükran borçluyuz.Clinton önünde el pençe divan durmakla eleştirilen Ecevit,Amerika'ya,ambargoya rağmen Kıbrıs'a çıkma cesaret, gösterebilmiştir.Haşhaş ekmeyeceksin diyen Amerika'ya ben ekerim karışamazsın diyebilmiştir.Yine Irak savaşına karşı çıktığı için Amerika eliyle,Derviş marifetiyle devrilmiştir.Atatürk'ün,İnönü'nün,Ecevit'in CHP'sinin milli duruşunu Baykal başarıyla,inatla,ısrarla devam ettirmiştir.O da kaset marifetiyle devrilmiştir.Yeni CHP yaratılmıştır,ne yazık ki bu milli çizgiden sapmıştır CHP,dış politikada Onur Öymen,Şükrü Elekdağ gibi milli çıkarları savunan isimler tasfiye edilmiştir. Ecevit'in Clinton karşısında elpençe divan durduğunu iddia edenler keşke elpençe dursa da Ecevit'in yaptıklarının yüzde 1'ini yapmaya yürekleri olsa...Dik durmak,tek karelik bir fotoğrafla olmuyor.Dikleşmeden dik durduklarını ilan edenler ABD istedi diye Türkiye'yi Irak'ta 1 milyon müslüman katliamına ortak yapmaya çalıştılar(3 kuruşluk hibe için kanın pazarlığını yaptılar ABD ile,Bush bunlar at pazarlığı yapıyorlar dedi),ABD'nin Türkiye'nin de içinde bulunduğu ülkelerin sınırlarını değiştirme projesi olan BOP'un eşbaşkanı oldular.(Şu an aynı proje uygulanıyor,Arap baharı dedikleri Arap ülkelerindeki isyanlar da bu planın parçası,Obama sadece emperyalist Amerika'nın makyajıydı.)Bunların danışmanı,ABD'ye gidip,bu adamı kullanın deliğe süpürmeyin dedi.(Şu an bunu yapıyorlar)Libya'yı sattıkları gibi,daha düne kadar kardeş ülke ilan ettikleri,vizeyi kaldırdıkları Suriye'yi de ABD istedi diye sattılar.Kıbrıs'ta daha düne kadar milli kahraman Denktaş'ı çözümsüzlükle suçladılar,şimdi Denktaş gitti,çözümsüzlüğün adresinin Denktaş olmadığı,Rum tarafı olduğu anlaşıldı.Rum tarafı,Kıbrıs'ta Türkün adını,haklarını da askerini, ulusal kimliğini de istemiyor.Türkiye'yi AB minderine çekip,Türkiye'yi AB'ye istiyormuş gibi yapıp,adayı komple işgal etmek,Türkleri adadan tamamen defetmek istiyor,Kıbrıs'ı versek de bizi AB'ye almayacaklar o da ayrı bir mesele... Kimsenin tanımadığı KKTC'nin ayrı bir devlet olduğunu iddia etmemiz de artık sorunu çözmüyor,peki çözüm ne olmalı,Saadettin Tantan da bir ara dile getirmişti,çözüm bence Hatay modelidir,KKTC'yi 82. vilayet olarak Kıbrıs ya da KuzeyKıbrıs adıyla anavatana katmak,Türkiye'yi de tanımayacak halleri yok,tanımazlarsa tanımasınlar,AB,ABD ne derse desin,yeter artık onların dediklerini dinlediğimiz,biraz da onlar Türkiye ne diyor ona baksınlar.


İyi ki doğdun yavru vatan,iyi ki varsın,sonsuza kadar var olmalısın.

Arda GİRGİN


































































18 Temmuz 2011 Pazartesi

APO'ligize



Bu yazı Apo'ya yazılmış bir özür mektubudur!


Sayın Öcalan,

40 bin kişiyi öldürdün,sana sayın,şehitlere kelle dendi.Amerika seni paketledi,kargo ile Kenya üzerinden bize teslim etti,asmayacaksın dedi,adil yargılayacaksın dedi,onu dinledik,asmadık,besledik,seni İmralı'da krallar gibi yaşatıyoruz.Yalnız kalıyorsun sıkılma diye arkadaş da gönderdik yanına,masa tenisi oynuyorsunuz,tavla oynuyorsunuz.Bak Mustafa Balbay'ın,Tuncay Özkan'ın,diğer tutuklanan gazetecilerin,seni sorgulayan paşanın,seninle savaşan paşaların koşulları senden daha kötü,haline şükret! Bir kuş sütün eksik,o da olur inşallah!Ev hapsi istiyorsun,bence sana saray yaptıralım İmralı'ya,Habur'dan gelip davulla zurna ile karşılanan,ayaklarına çadır mahkemesi kurulan teröristlerin bayan olanlarından sana harem kuralım,erkekleri de ayak işlerinde kullanırsın.Yetmez Ama Evet değil mi Apo,pardon sayın Öcalan! Vatan için kurşun yiyen de şereflidir deyip,180 derece dönen Mümtaz'er seni paşa yapmak gerektiğini söylüyor,onu dinlemedik seni hala paşa yapmadık,kusura bakma!Kürt açılımının sonunda inşallah paşa olacaksın,anlaştığını açıkladın zaten devletle,seninle pazarlıklar sürüyor,terörle mücadele süreci bitti,müzakere süreci başladı değil mi Apo?!


Seni dinlemiyorlar galiba Apo,sen devletle anlaşıyorsun,adamların teröre,can almaya devam ediyor,şunların kulaklarını çek de şu terörü bitir be Apo! Devlet diz çökmüş sana yalvarıyor,daha ne yapsın Apo,tek çare sensin,ordu perişan,terörle savaşan komutanlar içeride, teröristlerine dur diyecek bir tek sen varsın,durdurursan paşa olursun!,ne demişti Özal senin için,ne işi var dağda parti kursun,halk desteği varsa başbakan olsun,benim generallerle aramı bozmasın,Özal'ı dinle Apo,federasyonu bile tartışırız demişti!Şimdi bırakın tartışmayı,demokratik özerkliği tek taraflı ilan ediyor senin partin Apo,nereden nereye,ileri demokrasi var memlekette Apo!Daha ne istiyorsun be Apo?!


Saygılarımla.


Evet başlığı İngilizce attım,belki İngilizce konuşup,yazan,İngiliz gibi düşünüp yaşayan,Türk olduğunu iddia edenler birşey anlar diye,gerisini niye İngilizce yazmadın derseniz,İngilizcem ancak başlığa yetiyor,ismim Arda,elimden gelen burda!Hala anlamadılarsa yapacak birşeyim yok!13 şehit de APO'litikleri gaflet uykusundan uyandırmaya yetmemişse,uyumaya devam etsinler,uykularını bölmeyelim.Aziz Nesin'in dediği gibi:

(Bir gün bu memleketin yanağına öpücük, başucuna da bir not bırakıp gideceğim, "Öyle güzel uyuyordun ki uyandırmaya kıyamadım)!"

Arda Girgin



13 Mayıs 2009 Çarşamba

Fenerbahçe Türkiye Kupasını En Son Aldığında






Fenerbahçe dünya kupasını en son 1983'te aldığında ben dünyada yoktum,dünyaya gelmeme 3 yıl vardı.Bir çok Fenerli de dünyada yoktu.

Fenerbahçe'nin resmi sitesinde futbolcuların yaşlarına baktım,Türkiye kupasını görmüşler mi, kaç yaşında görmüşler diye araştırdım.

Fenerbahçe,en son Türkiye kupasını aldığında;

Volkan Demirel:2 yaşında
Diego Lugano:3 yaşında
Yasin Çakmak: Doğmasına 2 yıl var.
Can Arat:Doğmasına 1 yıl var.
Önder Turacı:2 yaşında.
Alex De Souza:6 yaşında
Selçuk Şahin:2 yaşında
Semih Şentürk:Daha 1 aylık bebek.
Deniz Barış:6 yaşında
Uğur Boral:1 yaşında.
Ali Bilgin:2 yaşında.
Kazım Richards:Doğumuna 3 yıl var.
Edu De Souza:2 yaşında.
Deivid De Souza:4 yaşında.
Roberto Carlos:10 yaşında.
Gökçek Vederson: 2yaşında.
Gürhan Gürsoy:Daha doğumuna 4 yıl var.
İlhan Parlak:Doğumuna 1 yıl var.
Gökhan Gönül:Doğumuna 2 yıl var.
Volkan Babacan:Doğumuna 5 yıl var.
Mert Günok:Doğumuna 6 yıl var.
Uğur Aslan Kuru:Doğumuna 6 yıl var.
Burak Yılmaz:2 yıl sonra doğdu.
Daniel Guiza:3 yaşında.
Emre Belözoğlu:3 yaşında.
Josico:8 yaşında.
Abdülkadir Kayalı:Doğumuna 8 yıl var.
Gökhan Emreciksin:Doğumuna 1 yıl var.

Fenerbahçe'nin A takım kadrosunda Türkiye kupasını göremeyen
12 tane futbolcu var;bunlardan 4'ü;Volkan Babacan,Gökhan Emreciksin,Kazım Richards,Gökhan Gönül) dünkü Beşiktaş'la oynanan kupa finali maçının 18 kişilik kadrosundaydı.

Ben Fenerli olsam 26 senelik kupa hasretine dayanamaz,Türkiye kupasını çalardım.

3 Mayıs 2009 Pazar

Barack Tarih Yargılamayı Obama

Barack Tarihimizi Yargılamayı Obama
27/4/2009 ·



Obama'nın Türkiye için Bush'tan daha da puşt olduğunu zaman gösterecek.Obama'nın başkan yardımcısı Türkiye karşıtı lobilere yakın Biden'siz.Türkiye'yi Kıbrıs'ta da işgalci olarak görüyorlar.Obamanın dünyaya barış getireceği de palavra ve saflıktan başka bir şey değil.İsrail yanlısı politika devam edecek,Davos olayından sonra Obamanın temsilcisinin Türkiye'ye gelmekten vazgeçmesi de bunun göstergesi.Savaş ekonomisine ve kendine bir düşman yaratarak gücünü ve liderliğini sürdürmeye dayalı ABD siyaseti devam edecek.

Obama,soykırım demesin diye Azeri kardeşlerimizi küstürmek pahasına Ermenistanla yakınlaştık ve Obama konuşmadan bir gece önce Ermenistan'la yol haritasında mutabık kaldığımız açıklandı,ara bulucumuz da manidardı,soykırım yapılmadı diyenleri tutuklamaya kalkan İsviçre!Ermenistan devlet başkanına nasıl bir taahhütte bulunulduysa adam ben Türkiye'ye maça gelene kadar sınırlar açılır diyor,hükümetimizden hiç bir cevap gelmiyor.Sınırı açacaksın,Ermenistan Karabağ işgalinden,3 T(Toprak,Tanıma,Tazminat) talebinden vazgeçecekmi?! Hayır,seneye yine Obama soykırım demesin diye yine yeni tavizler isterler.Sınırın açılması
karşılığında Ermenistan'ın kazancı büyük,Türkiye'nin kazancı yok,kaybı çok.Bu mu Başbakan Erdoğan'ın win,win(kazan,kazan) politikası!


Obama soykırım demedi,büyük felaket dedi diye avunuyoruz,adam Ermenilere katliam yaptığımızı,büyük tarih bilgisiyle! anlattı,soykırım demese de o anlama gelen,Ermenilerin hoşuna gidecek,Ermenice soykırım anlamına gelen sözler
kullandı,bize de yaranamadı,Ermenilere de ;çünkü Ermeniler,Obama'dan seçimöncesi verdiği sözü tutmasını ve soykırımın İngilizce karşılığı olan, genocide sözünü kullanmasını bekliyorlardı. Başbakan,bu büyük felaket açıklamasını nasıl dengeli buldu,anlamak mümkün değil.Siyasiler,şu işi tarihçilere bıraksalar,tarihi yeni baştan yazmaya çalışmasalar gerçekler aydınlanır. Medyanın pohpohlamasından,Bush’un yaptıklarından sonra umut olmasından dolayı ülkemizde oluşan karaoğlan Obama sevdası da yavaş yavaş bitecek,takke düşüyor,kel görünecek.Bıktım artık soykırım şantajından,insanın soykırım dese de kurtulsak diyesi geliyor.ABD dedi diye torunlarımızı soykırım yaptık utancıyla yaşatacak bir tanımayı yapacak değiliz. Önce kendileri tarihle yüzleşsinler,Vietnam,Irak’ta yaptıklarından özür dilesinler,sonra biz tarihimizde hata varsa kabul edelim,ama bizim tarihimizde soykırım yok,Çanakkale savaşı,Kurtuluş savaşı gibi yokluk,yoksulluk,açlık,imkansızlık içinde emperyalist yedi düvele meydan okuyan büyük destanlar var.

Arda Girgin

22 Şubat 2009 Pazar

Atatürk'ünYanıBaşında/Atatürk'ün Kütüphanecisinin Anıları


Çankaya Köşkü kütüphanecisi Nuri Ulusu'nun Atatürk'le ilgili anılarının anlatıldığı bu kitap,bize bilinmeyen yönleriyle,tarih kitaplarında bulamadığımız,kronolojik olmayan farklı bir Atatürk sunuyor.İnsan Atatürk'ü! daha yakından tanımamızı sağlıyor.Kitapta Atatürk'ün Fransız elçisine verdiği ders,halka ve ülkesine olan sevgisi ve bağlılığı, din,müzik,sanat,tarih,dil ve kültür,spor gibi bir çok konudaki görüşleri, anlatılıyor.Atatürk'ün hangi takımı tuttuğu,uzun yıllardır tartışılır,doğrusunu kitaptan öğrendim, futbolla ilgisi yokmuş,gazetedeki futbol haberlerine bile bakmazmış.

Kitap,253 sayfa,içinde bir çok günümüzde kullanmadığımız eski sözcükler olmasına rağmen,içtenliğin satırlara yansıması nedeniyle kitabın bir solukta okunabilecek akıcı bir anlatımı var.Kitapta beni en çok etkileyen;Nuri Ulusu'nun 29 Ekim veya 10 Kasım'da ölmek için Allah'tan dilekte bulunması ve bu dileğinin kabul olup 29 Ekim'de ölmesi.Nuri Ulusu'nun Atatürk'e sevgisi,saygısı ve bağlılığı karşısında gözleriniz dolacak.

Atatürk'ün en iyi onunla birlikte yaşayanların anılarıyla anlaşılabileceğini düşünüyorum, yaveri Salih Bozok'un anılarının anlatıldığı Latife ve Fikriye/İki Aşk Arasında Atatürk kitabını da büyük zevkle okumuş ve bir çok şey öğrenmiştim.Atatürk'le ilgili bir çok kitap okumama karşın,onu çok iyi tanıdığımı söyleyemem,onu okuyarak tanıma sürecim yaşamım boyunca sürecek.

Atatürk'le ilgili kin ve nefret duygularıyla yazılmış İngiliz ajanı Armstrong'un Bozkurt kitabında bile Atatürk'ün cephede en önde giden cesur bir komutan olduğu,liderliği,dehası,büyüklüğü anlatılıyor.Bu kitap dahi,benim ona hayranlığımı,sevgimi ve borçluluk duygularımı arttırıyor.Marmaris'te heykeli sökülüp denize atılan, Uluslararası uzay istasyonuna Türk bayrağı götüren ABD'li astronot bile Atatürk'ün ''İstikbal Göklerdedir'' sözünü referans aldığını söylüyor.Ünlü aktör Kevin Kostner,''Ne Mutlu Türküm'' diyene sözünü duyup çok beğeniyor ve şapka yaptırıyor.Elin Amerikalıları,Atatürk'ün yüceliğini görüyor,darısı içimizdeki bazılarının başına!

Gökçek,Dersini Aldı mı,Asıl Dersi Kimden Almalı?

Gökçek,Dersini Aldı mı,Asıl Dersi Kimden Almalı?

Tayyip Erdoğan,Melih Gökçek’in kulağını çekmiş,burnunu sürtmüştür.Adaylığının bu kadar geç açıklanması ve Tayyip Erdoğan’ın illa ömür boyu belediye başkanlığı yapacak diye bir şey yok demesi, Melih Gökçek’e yeterince işkence olmuştur.Melih Gökçek,hiçbir dönemde aday olurken bu kadar sıkıntı çekmemiştir.15 yıl başkentte belediye başkanlığı yapmış bir adamın bu duruma düşmesine üzüldüm!

Aytaç Durak gibi onurlu davranıp, ben temayül(eğilim) yoklamasına tabii tutulamam,beni ancak halk seçer diyemedi,demek ki hala kendine güvenemiyor ve bu yüzden başbakanın ağzına bakıyor.

Gökçek, AKP’ye resmi adaylık başvurusu yapmayarak;başka partiye geçebilirim,bağımsız olabilirim kozlarını elinde tutmuştur.Tayyip Erdoğan da ona karşı Veysel Tiryaki ve Turgut Altınok kozlarını kullanmıştır.

AKP, Kemal Kılıçdaroğlu bir kelle daha aldı dedirtmek istemeyerek gönülsüz olarak Gökçek’i aday gösterdi.Bülent Arınç’ın Gökçek’i istemediği söyleniyor.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün dışişleri bakanıyken 2004 yerel seçimleri sırasında CHP’li bir milletvekiline Karayalçın’ın SHP’den,Yılmaz Ateş’in CHP’den aday olmasını kastederek; neden karşısına tek bir aday çıkarmıyorsunuz demesi de bana enteresan geldi!


Ben Gökçek’e dersi başbakanın değil Ankara halkının vermesi gerektiğini düşünüyordum,dilerim öyle olur.Gökçek’in balonunu patlatma zamanı geldi,Ankaralının elinde çok büyük fırsat var;seviyesiz üslubu ile Ankara’ya yakışmayan bu adamdan keyfi yönetimin,sayaç soygunun,pişkinliğin hesabını sandıkta sormalı,soramazsa da layıkıyla yönetilmeye razı olur.

3 Şubat 2009 Salı

One Minute Mon cher!

One Minute Mon cher!

One Minute Mon cher!

CHP Bursa milletvekili,emekli büyükelçi Onur Öymen sormuş:Askerlerimizin başına çuval geçirirken neredeydiniz?

Çuvalın intikamı Kurtlar Vadisi Irak filminde alındı ya,başbakan, eşi ve kabine üyeleriyle o filme gitti ya yeter,gerçekte hesabın sorulmasına ne gerek var,mon cher Onur Bey de çok şey bekliyor canım!

Askerlerimizin başına çuval geçirildiğinde one minute Bush,yok sana üs demedi.Amerika yanlısı bazı emekli büyükelçilere mon cher demedi.
Kedi bile vermem diyen Talabani'ye benden yaşlısın,sesin benden gür çıkıyor demedi, biz desteklediğin itleri teslim almaya geliyoruz,sen de Barzani de PKK'yı desteklemenin sorumluluğuna katlanırsınız,hesabını sorarız diyemedi.
Kıbırs'ta Annan planı önüne konulduğunda BM'ye,AB'ye,Rum'a Yunan'a, Annan'ızı da alın gidin diyemedi.Fransa,soykırımı tanıdığında benim için Fransa bitmiştir,bir daha da gelmem ha diyemedi.
Hamas için gösterdiği duruşun yarısını Türkiye için gösterseydi benim gözümde büyük bir lider olurdu.

Dandik,uyduruk,tiyatral gösterilerle iç kamuoyuna yönelik şov yapıyor,dış politikayı iç politikaya alet etme sevdasından vazgeçmiyor.Bizim sahte kahramanlara ihtiyacımız yok,tarihimizde birçok gerçek kahraman var.Diplomatik başarı Lozan'daki gibi gerektiğinde masadan kalkıp gerektiğinde masaya tekrar oturup,tam bağımsız Türkiye'yi yedi düvele kabul ettirmektir.Davos'ta elde ettiğimiz kazanç ise koca bir sıfırdır,kaybettiğimiz şeyler ise tartışılmalıdır,tarih gösterecektir.

Arda Girgin